YIL 3050 TÜRKİYE
Kafası çalışanlar uyardı ve anlattı, uykuya dalmamış
olanlar; ama halkı dikkate almadılar, halk da ne etsin, şikayet edip durur
sokak röportajlarında. Başka bir şey yapmazlar, yapamazlar. Aksi halde hapsi
boylarlar.
Evet, Suriyeliler inanılmaz hızla çoğaldılar, Afgan, Iraklılar,
Türkiye’ye çeşitli sebeple postu atanlar, hırsızı hırsızı herkes.
Suriyeliler çoğaldı, parti kurdu ve sonra darbe
yaptılar, elbette bu işten çıkarı olan dinciler, yobazlar, sistem karşıtları,
tarikatlar da bu işte onlara destek verdi, zaten ordu içinde laiklik ve sistem
düşmanı çok insan vardı, darbeyi öyle hızla çabuk yaptılar ki; kimse ses
çıkaramadı, çok eski yıllardan söz ediyorum, bana bunları Remzi dedem anlattı, darbe
yapmadan çok önce devletin her yerine sızmışlar, hakim, doktor, savcı, asker,
komutan olmuşlar, o zamanki iktidar da bunlar bizim oy kaynaklarımız diye
onları devletin her üst noktasına yerleştirdiler.
Yükselmek isteyen en dipten başlar, ve Suriyeliler de
en dipten başladı, bütün sığınmacılar, sanayi sitelerinde çalıştı bir kısmı, en
başta, Türklerin yapmadıkları işleri yaptılar, sonra çocukları oldu ve onlar
okudu, tıpkı bizim Türk’lerin Almanya’ da doğan ve vekil olacak kadar, parti
yönetecek kadar yükselen evlatları gibi, bazıları Kürt ve Türk düşmanı, açık
açık söylerler. Pkk destekçileridirler. Orada partide yükselip o ülkeyi
yönetecek hale gelmişler.
Türkiye’de darbeden sonra
Anayasayı değiştirdiler, Türk sözü yıllar önce
Anayasa’dan kaldırıldı.
Her şey çok değişti, dedemin söylemesin göre.
Türkçe yılar önce yasaklanmış, biz şu anda Arapça
konuşuyoruz ve ay yıldızlı bayrak da yıllar önce değiştirilmiş.
Suriyelilerin darbesinden çıkar sağlayacak milyonlarca
Türk de destek verdi onlara, nasıl diyeceksiniz, dedem bunu şöyle anlatmıştı,
bu çok çok çok eski dedelerimden biri, ben son dedemden duydum bunları:
o vakitler Araplar Türkiye’nin her yerini, özellikle Karadeniz’i
işgal etmişler, turist olarak gelmişler yani, ev almışlar, devlet bunlara ev
alırsan seni vatandaş yaparım demiş, dünyadaki bütün kaçacak delik arayan
saklanmak iiçin yer arayan mafya üyeleri, cinayet işleyenler, uyuşturucu
kaçaçıkları Türkiye’ye gelmiş, interpolün aradığı suçlalar, katiller, tabi
bunların, çetelerin birbiriyle hesaplaşması ve onlarca mafya mensubu, lideri öldürüldü,
yani siyasi iktidar kendi berbat Amerika’sını kurdu, bütün kötü adamları
mıknatıs gibi Türkiye’ye çekti ve onları besledi, ve mafya üyeleri, kara para
aklayan çeteler Türkiye’de iş yerleri açtı, hesapta ticaret yapıyorlar,
bunların suç işlediği bilindiği halde izin verdiler. Türkiye’yi Ortadoğu’da bir
Amerika’ya, bir Meksika’ya çevirmeye başladılar.
Dönelim Arapların turist olarak Karadeniz istilasına.
Trabzon yani Karadeniz esnafı da sevinmiş tabi ki ve bütün tabelaları Arapçaya çevirmişler,
Arap istikası böyle başlamış, çok kibarca, saman altından, hiçbir şey
çaktırmadan.
Çok eski yıllarda Türkler Almanya’ya çalışmak için
gitmiş, binlercesi, Almanya’yı kalkındırmış, ama oradaki Türkler Almanya
yönetimini ele geçirmek için saman altından su yürütememiş, yürütmemiş,
örgütlenmemiş, böyle dertleri yokmuş zaten, ve Almanlar çok titizmiş, o vakitler
Almanya’da yaşayan ve Türkiye’deki yobaz ve gerici iktidarı savunan, yücelten Türkler,
mesela bir yerlerde paylaşım yapıyor, söylemlerde bulunuyor, Alman polisi
bunları palas pandıras aynı gece Almaya’ dan sınır dışı ediyormuş, Alman
devleti, arıza çıkaran, sistem düşmanı, hastalık saçan Türkleri hemen sınır
dışı ediyormuş; ama Türkiye’deki yönetimdeki gericiler ise sürekli bunları
besliyormuş, o vakitler Suriyelilere ilaç ve hastane bedavaymış, vergisiz iş
yeri çalıştırıyorlarmış. Oysaki Almanya’ya çalışmaya giden Türkler Alman yasalarını
bir gıdım çiğnemezmiş, çiğneyemezmiş. Alman aklı, disiplini. Yoğun çalışan
toplum, erken yatan, gece hayatı yokmuş onların. Çalışma konusunda çok
titizler, dakikler, deli gibi çalışırlar, hakkını da verirler.
Dünkü haberlerde izledim, Türklüğe dair söylemde
bulunanlar haberlerde faşist pislikler olarak söylendi, terörist olarak anlatıldı birçok haberde.
Birleşik Suriye devletini, politikalarını
eleştirenler sürekli tutuklanıyor, ağır cezada
yargılanacaklar.
Gizli saklı köşelerde Türk tarihine dair kitaplar
okuyanlar polis baskınlarıyla yakalanıyor, ikisi 52 yıl hapse mahkum edildi.
Sadece Türk tarihi hakkında kitap okudukları için, beş tanesi
hastalık ve başka sebeplerden öldü diyorlar ama onları
polis öldürdü sorgu sırasında, döve döve.
Son kalan Türkler direniyor, birleşik Suriye devleti adı
bir zamanlar “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olan adada da darbe yaptı,
Bir zamanlar özgür olan, Türk olan Azerbaycan da Birleşik
Suriye devletinin bir parçası. Orada da sinsi sinsi bir darbe yaptılar.
Bir zamanlar her yerde Türk milletinin parçası sayılan
devletlerin (kafkaslar) hepsi birleşik Suriye devletinin parçası oldu darbelerle,
bu darbeleri Amerika birleşik devleti gibi bazı Avrupalı devletler de
destekledi gizi gizli ama.
Açıktan ise, “biz siyasi hükümetin yanındayız
demişler.
Atatürk’e dair kitaplar, fotoğraflar ve posterler bulundurmak
en büyük suç ülkede, özellikle Osmanlı’ya dair belgeler bulundurmak, hepsini
birleşik Suriye hükümeti ordusu yakıp yok etti.
Bir zamanlar Bulgaristan’da zorla Türk’lere isim
değişikliği yaptırırlarmış, eski komünist ülkelerde. Bulgar faşist yönetimi.
Altan alta, her şey isim değiştirmelerle, (gönüllü ya
da gönülsüz) tabelalara Arapça sözler koymakla başlamış ve başlar. Sinsilik
böyle bir şey.
Türkler de Türk isimlerini koymasını yıllar önce
yasakladı Birleşik Suriye iktidarı.
Ajan, ispiyoncu var her yerde, Türkler Türk’leri
yakalatmak için çırpınıyor, ihbar edenlere büyük paralar veriyor Birlikleşik Suriye
polisi.
Türkler para gelirse nerden gelirse gelsin diye
bakmışlar olaya en başta, Suriyeliler çalışır bize katlı sağlar, tarım işçiliği
yaparlar diye söylemlerde bulunmuşlar, yoksa tarım biter,
o zamanki siyasi iktidar, halk da Suriyelilere evleri
yüksekten kiraya vermiş, esnaf da müşteri var diye sevinmiş, bunlar iyi
insanlar, zor durumdalar, sahip çıkalım söylemler,
“Müslüman de din kardeşiyiz” söylemlerini saçıp
durmuşlar her yerde. “Arapça kuran dilidir demişler, kutsaldır.”
O zamanlar Chp diye solcu bir parti varmış, o da
Arapça tabelalar kaldırılmamalı demiş, gerici hükümete en büyük desteği vermiş.
Türklerin bebek doğurma oranları düşerken bütün
mülteciler tavşanlar gibi doğurup durmuş. Çoğalmışlar otlar gibi.
Eğer bir yerde Türkçe konuşurken birileri yakalanırsa
linç ediliyor, ara ara bu haberler ekrana geliyor, Türkçe konuşmak büyük suç,
Türkçe konuşursan Allah’a küfretmiş gibi muamele görürsün, vatan hainisindir. Türkçe konuşurken bir yerleri bombalamış gibi
muamele görürsün.
Çok eski zamanlarda Chp adında solbir parti varken ona
muhalif gibi görünen bir sağ parti: Akp varmış. Akp denen partiyi kuran adamlar
Daha önce bir parti kurmuş, partiyi ustalarının
(liderleri) ellerinden çalmışlar. Seçimde de müthiş hile yapmışlar, salak sol
parti sandıklara sahip çıkmamış, herkesi kandırmışlar.
Bu güya yeni, modern kafalı ama dindar adamlar
hakkında gazeteciler şöyle demiş en başta: “Bunlar iyi adamlar, bunlar çok iyi,
bunlar dinci ya da yobaz değil, bunlar darbe falan yapmaz, bunlar bu ülkeyi
geliştirecek.”
Böyle ve buna benzer laflarla o partiyi yüceltmişler.
Sonra darbe yapmış fetö diye bir dinci grup, bunları
da var eden akp’miş, iktidarı ele geçirmek için kardeşler kavgaya başlamış.
Lider de demiş: sokaklara çıkın vatanı savunun, tabi lider filan yok ortalıkla,
saklanıyor. Bir sürü saf ve inançlı adam, kadın genç öldürülmüş. Gaza gelen iyi
yürekliler.
Sonra Akp şampiyon ilan edilmiş, kahraman.
Darbecileri engellemiş filan.
Bir zamanlar kol kola, kardeş bildikleri saydıkları
bütün adamları terörist edip hapse tıkmaya başlamış.
“Ah bu zalim laikler başımızı örtmemizi istemiyorlar,
üniversiteye almadılar bizi, okuyamadık! Bunlara lanet olsun diyen tipler,
özellikle bunlar Birleşik Suriye darbesinin gerçekleşmesinde en mühim destekçi
olmuşlar.
İsa Kantarcı
Yorumlar
Yorum Gönder