Ana içeriğe atla

Kediler ve İnsanlar



Edebiyat alemime “Kediler ve insanlar” adında çok kısa bir öyküyle adım attım. E edebiyat dergisi’nde yayınlandı, o dergiyi kaybettim, hikayeyi bulan bana atsın lütfen.
Kedilerin zihniyeti küçük şeyler üstüne kuruludur, bir lokma yiyecek, biraz su.
Her zaman kedilerim oldu, araba çarptı, kayboldular, hastalanıp öldüler filan.
Taklacı güvercinlerim var, gece 3, 4 gibi uyanırım, sabah ayazında balkonda elimde küçük tencereyle şehriye ya da yoğurt çorbası içerim, bayılırım çorbaya. Yağmur yağar, acayip soğuk bu aralar hava. En sevdiğim yağmurlu havalardır.
Bazı geceler gecenin 3’ü gibi gezmeye çıkarım kimi yollarda.
Kedileri fark etmeye başladım kümesin orada, duvardan atlayıp bahçeye giriyorlar. Kediler kümesin önüne gidiyor, mahallenin kedileri. Birini ben büyüyüm, ala bir kedi, erkek, nerde olursam olayım beni tanır ve miyavlar, çok güçlü bir bağımız var.
Yanımda sürekli kedi maması taşırım ve ona veririm, bu kedi mahallenin uzak çevrelerini turlar, ara ara gelir bizim o tarafa, bizim mahallenin azılı gri bir kedisi var, burası onun bölgesi, erkek hiçbir kediyi yanaştırmaz. Bu kedi korkusuz ve çok güçlü, çok güzel bir kedi, benim kedilere saldırdığı için haz etmem ondan. Benden çok faydalandı o namussuz, kedilerime saldırdı ve onlara verdiğim mamadan yedi. Bir ara deli etti beni.  
Mutlu olmanızı sağlayan tek şey yaşama bakış zihniyetinizdir, kendinize, hayatınıza, ötekine.
Şu an ben sizin sahip olduklarınıza sahip olmayabilirim; ama siz de benim sahip olduklarıma sahip değilsinizdir.
Ekonomi battı, ekonomi şöyle oldu filan falan, işsizlik arttı filan falan.
Ben başka bir alemdeyim, ben devam ederim, en zor durumlarda en iyi biçimde devam ettim ve ederim.
Benim mutlu olma ölçütüm: Çökelekli yumurta, tek yumurta yiyebilmek, yazabilmek, okuyabilmek…vs.
Koca adam tek yumurtayla doyar mı; doymaz. Ama ben doyarım; çünkü o yumurtayı ve çökeleği ruhumda hissediyorum. Çok aç olsam da tek yumurta yetiyor bana. Mutluluk bu, huzur bunu yiyebilmek, bir bardak sallama çay, kahve. Kedi zihniyeti bu: Biraz yemek bulsa girişir. Karnı doyar, (DAYAK BULURSA KAÇAR) onunla mutlu olur, yalar patilerini, suratını, temizlenir. Sonra tin tin gider, gece karanlığında kaybolur. Her gece aynı yemek bulma noktalarını ziyaret eder, yağmur kar olsa da.
Kedi uçuk kaçık şeyler düşlemez, o beklentilere hiç girmez.
Hiç girmeyiniz. Hayattan size vermesi mümkün olmayan şeyler beklemeyiniz.
Gerçek olmuyorlar.
Bazı filmlerde, öykülerde beş parasız insanlar anlatılır ve bunlar üç beş kuruş bulurlar, yemek alıp yerler ve mutlu olurlar. John Steinbeck; “Fareler ve İnsanlar” romandaki gibi saf bir hayatın olsun yeter. Birkaç tavuk özlemi, bir basit çiftlik özlemi… hayalim bu!
Gözlerinin içine bakmaktan her zaman hoşlanacağın yürekli bir kadın… yürekli biri aslında tek buna sahip olsan yeter…
15 Ocak 2020 Çarşamba
İsa Kantarcı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÖYLÜ… KIZ KEZBAN

  KÖYLÜ… KIZ KEZBAN     Sabahın erken saatleriydi, bölgede 3 gündür kar fırtınası vardı, yoğun rüzgarla kırbaç gibi yağan ince kar insana nefes aldırmıyor, her şeyi zora, ister istemez kanlı bir mücadeleye sokuyordu. Dağın yamacında 3 kişi kaplumbağa gibi ilerlemeye çalışıyordu, dizlerine kadar kara batmışlardı, bu üç adam elektrik onarım arıza ekibiydi, adamlardan biri çok öndeydi, yumuşak ve derin karda ilerlemekten nefes nefese kalmışlardı ve tamir çantası, ve boyunlarına asılı halatlar vardı, elektrikleri kesik olan köye ulaşmaya çalışıyorlardı. Ölüm tehlikesi altına çok zahmetli bir yürüyüşten sonra yamacın bir noktasında elektrik direkleri göründü, gri renkli dört ayaklı elektrik direkleri, Sibirya’daki evler gibi buz tutmuştu, saçaklar oluşmuştu, antik çağlardan bir kesit gibiydi, ya da buzul çağından. Yakında bakımsız; ama sert bir köpek, bir kadın ve bir adam göründü, ekibi bekleyen köylüler. Arıza olunca bu ekip kar fırtınasında bile, çığ altında kalma...

HER KIZ BİR GEYİKTİR ASLINDA ÇOCUKLUKTAN GERİ KALAN Ve HATIRLANMAYAN

Her Genç Kız Yasa Dışı Bir Örgüttür Aslında Bazı kızlar babalarının izinden gider. Babalarının kaderini yaşarlar. Anneleri ise canavardır, anneleri onlar için cehennemdir. En fena cehennemi hazırlarlar kızları için. Farkında olmadan. Kızın bütün yapması gereken farkına varmasıdır. Ne istiyor, ne yapmak istiyor, hayatta nereye gelmek istiyor? Hissettiklerine, düşüncelerine uyması gerekiyor. Kız ne yapması gerektiğini yaşayarak, acı deneyimlerden geçe geçe öğrenir. Kendi doğrusunu zamanla bulur. Hata yapa yapa bulur doğrusunu. Ki aileler hata yapmamasını ister kızlarının oğullarının. “Aman bizi utandıracak bir şey yapma, rezil oluruz.” Asıl düşman kimdir, nerededir? İçerdedir. Anne ve babanın tutumları. Katılıkları! Kızı baskı altına almaları, saygı denen şeyi hiç bilmemeleri. Bazı kızlar müthiş bir ışıkla doğar. Onlar çok büyük iyilikler yapmak için yaratılmışlardır. Onlar seçilmişlerdir. Bazısının elinde zikirmatik vardır (tramvayda gördüm...