Ana içeriğe atla

KOLSUZ YAŞAMAK

 


Kollarınız olmadığını ve böyle yaşamak zorunda olduğunuzu hayal edin.

Kör olduğunuzu?

Tekerlekli sandalye kullandığınızı?

Asla bunları hayal etmezsiniz.

Komşu bir ev almışsa onu hayal edersiniz.

Ah ben de bir ev alsam.

Hep senden yükseğe çıkanlara bakarsın.

Kolları olmayan bir yakınım var.

Konuşamıyor da.

Onu görünce şaşkına döndüm, kolsuz ve konuşamayan kadın çok ilginç gelmişti baba.

30 yaşındaydı.

Ot taşıyormuş köyde.

İşler yapıyormuş.

 

Senden çok daha fazlası bilir böyle insanlar.

Ellerini kullanamayan bir arkadaşım olmuştu, Brezilyalı.

Ağzıyla fırçayı tutup resim yapıyor.

Sittin sene öyle resim yapamazsın ellerini kullanıp.

Adam hapse düşünce anlar özgürlüğün ne demek olduğunu.

 

Sahip olduklarımı kaybetmeden değerini anlayabilsek.

İlle kaybedince mi gerçeği göreceğiz.

 

 

 

İsa Kantarcı


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÖYLÜ… KIZ KEZBAN

  KÖYLÜ… KIZ KEZBAN     Sabahın erken saatleriydi, bölgede 3 gündür kar fırtınası vardı, yoğun rüzgarla kırbaç gibi yağan ince kar insana nefes aldırmıyor, her şeyi zora, ister istemez kanlı bir mücadeleye sokuyordu. Dağın yamacında 3 kişi kaplumbağa gibi ilerlemeye çalışıyordu, dizlerine kadar kara batmışlardı, bu üç adam elektrik onarım arıza ekibiydi, adamlardan biri çok öndeydi, yumuşak ve derin karda ilerlemekten nefes nefese kalmışlardı ve tamir çantası, ve boyunlarına asılı halatlar vardı, elektrikleri kesik olan köye ulaşmaya çalışıyorlardı. Ölüm tehlikesi altına çok zahmetli bir yürüyüşten sonra yamacın bir noktasında elektrik direkleri göründü, gri renkli dört ayaklı elektrik direkleri, Sibirya’daki evler gibi buz tutmuştu, saçaklar oluşmuştu, antik çağlardan bir kesit gibiydi, ya da buzul çağından. Yakında bakımsız; ama sert bir köpek, bir kadın ve bir adam göründü, ekibi bekleyen köylüler. Arıza olunca bu ekip kar fırtınasında bile, çığ altında kalma...

HER KIZ BİR GEYİKTİR ASLINDA ÇOCUKLUKTAN GERİ KALAN Ve HATIRLANMAYAN

Her Genç Kız Yasa Dışı Bir Örgüttür Aslında Bazı kızlar babalarının izinden gider. Babalarının kaderini yaşarlar. Anneleri ise canavardır, anneleri onlar için cehennemdir. En fena cehennemi hazırlarlar kızları için. Farkında olmadan. Kızın bütün yapması gereken farkına varmasıdır. Ne istiyor, ne yapmak istiyor, hayatta nereye gelmek istiyor? Hissettiklerine, düşüncelerine uyması gerekiyor. Kız ne yapması gerektiğini yaşayarak, acı deneyimlerden geçe geçe öğrenir. Kendi doğrusunu zamanla bulur. Hata yapa yapa bulur doğrusunu. Ki aileler hata yapmamasını ister kızlarının oğullarının. “Aman bizi utandıracak bir şey yapma, rezil oluruz.” Asıl düşman kimdir, nerededir? İçerdedir. Anne ve babanın tutumları. Katılıkları! Kızı baskı altına almaları, saygı denen şeyi hiç bilmemeleri. Bazı kızlar müthiş bir ışıkla doğar. Onlar çok büyük iyilikler yapmak için yaratılmışlardır. Onlar seçilmişlerdir. Bazısının elinde zikirmatik vardır (tramvayda gördüm...

DEĞER YARATMAK NEDİR?

Toplumun zevk ve eğlencelerinden söz eden şeyler değer yaratmaz. Tv değer yaratmaz; ama her evde bulunması … Her evde bulunuyor; çünkü dizi filmler, sinema filmleri orada. Vakit geçireceğin yarışmalar … Bütün hepsi insanı yozlaştıran şeylerle dolu. Toplumun acılarını dile getiren filmler, romanlar değer yaratır, öyle her şey. Çünkü içlerinde ruhsal bir enerji vardır, içlerinde yürek enerjisi vardır. Sömürüye hizmet etmez. İç acısının, yangınının sanatsal halidir. Ruhsal enerji sarf edilmeden ele geçirilen her şey kaybedilmeye, geldiği gibi gitmeye mahkumdur. Sonuca gelelim: Üstünde ruhsal enerji ve yürek enerjisi gölgesi taşımayan her şey değer yaratmaz, anlam yaratmaz. Ne yaratır? Değersizlik, çirkinlik, vakit kaybı yaratır, onlar şeytanlar yaratır sadece. Buna hizmet eden milyonlarca insan vardır. Bu yüzden alın teriyle para kazanmaya bakmalı her insan. Bütün kutsal kitaplar da değer yaratma yollarından söz eder. 23:...