Ana içeriğe atla

Yağmur Var Soğuk Pis



Şimdi saat: 20:35. Odamdayım. Hava yağmurlu ve ıslak yoldan geçen araçların hışırtısı geliyor, odamın hemen altı asfalt yol. Battaniyeyi aldım, pis ısıtmıyor odayı. Isıtıyor da…aslında içim üşüyor…Soğuk yakıyor bu aralar…Ekmekleri fazla alıyorum, ertesi gün sokağa çıkmayayım diye.
Sabah erkenden işe gitme derdi yok. Ama bu iş sanıldığı gibi kolay değil. Oh kebap durumu yok. Acısını çekersen. Her şeyin bir acısı vardır hayatta, yediğin bir dondurmanın bile, bir sevgilinin, bir kadının, bir çocuğun. Her şeyin bir bedeli var.
Pazar günleri bakıyorum…tam karşıda Pazar kurulur…Bazısı geceden gelir ve yüklü kamyondan sebzeleri tezgahı indirir. Hamsici gelir, severim o hamsiciyi. Bir ara sokak kedileri için balık başı artığı filan alırdım sürekli. Tenekede ateş yaktılar geçen Pazar. Yağmur vardı.
Sabahtan akşama dek o yağmurda beklemek o soğukta…zor iş… Malı satar gider evine…rahattır…Yazarlık öyle bir iş değil. Sürekli düşünceler fikirler uçuşur insanın kafasında. Ama bağımsızsın. Efendi yok, patron yok.
Şimdi bir roman üstünde çalışıyorum. Bugün başka bir romanın taslağını yazdım. Eldeki iş bitip yayınevlerine gidecek, sonra o romana başlayacağım.
Önceleri tepeye çıkardım, ilçenin manzarasını tepeden izlerdim gece yarısı. Artık tepeye çıkamıyorum, yağmur ayaz… Tepeye gidilecek gibi değil…
Kararlı insanı yoğun çalışmak amacına ulaştırır. Jack Kerouac’ın bir kitabına baktım, yayınevi ilk 16 sayfasını okutuyor sitesine girerseniz.
Deli gibi yazmaya yoğunlaşmış, o kitabı 10 yıl sonra bastırabilmiş.
Soğuk yalnız akşamım…düşüncelerle… güzel akşamım…umut ederek…yazın gelmesini hayal ederek…
Can sıkıcı ne varsa hepsini kendimden uzak tutuyorum, kim ki onlar, gülümsüyorum onlara ve asla kapılmam onlara. Soğukkanlı, sakin ve zekice seyrediyorum onları.
Benden bir parlaklık varsa o da her zor durumda dirençli olmam ve iyimser bakış açısı…
Güzel günler yoktur… sadece seni yakmaması… güzel de kötü de yakar seni…
Boş verdim çok da fifi… umarsızlık en iyisi…de…!!!
Ya çakmağım bitti… ta aşağı nasıl ineceğim… yağmur var soğuk pis… gerilla…
Soğuk kurt…
Gidersem gelince… geberirim üşümekten ve kalorifer peteğine sarılırım…
Zamanında Petek adlı bir kıza sarılmışlığım vardır.
17 Ocak 2020 Cuma
İsa Kantarcı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÖYLÜ… KIZ KEZBAN

  KÖYLÜ… KIZ KEZBAN     Sabahın erken saatleriydi, bölgede 3 gündür kar fırtınası vardı, yoğun rüzgarla kırbaç gibi yağan ince kar insana nefes aldırmıyor, her şeyi zora, ister istemez kanlı bir mücadeleye sokuyordu. Dağın yamacında 3 kişi kaplumbağa gibi ilerlemeye çalışıyordu, dizlerine kadar kara batmışlardı, bu üç adam elektrik onarım arıza ekibiydi, adamlardan biri çok öndeydi, yumuşak ve derin karda ilerlemekten nefes nefese kalmışlardı ve tamir çantası, ve boyunlarına asılı halatlar vardı, elektrikleri kesik olan köye ulaşmaya çalışıyorlardı. Ölüm tehlikesi altına çok zahmetli bir yürüyüşten sonra yamacın bir noktasında elektrik direkleri göründü, gri renkli dört ayaklı elektrik direkleri, Sibirya’daki evler gibi buz tutmuştu, saçaklar oluşmuştu, antik çağlardan bir kesit gibiydi, ya da buzul çağından. Yakında bakımsız; ama sert bir köpek, bir kadın ve bir adam göründü, ekibi bekleyen köylüler. Arıza olunca bu ekip kar fırtınasında bile, çığ altında kalma...

HER KIZ BİR GEYİKTİR ASLINDA ÇOCUKLUKTAN GERİ KALAN Ve HATIRLANMAYAN

Her Genç Kız Yasa Dışı Bir Örgüttür Aslında Bazı kızlar babalarının izinden gider. Babalarının kaderini yaşarlar. Anneleri ise canavardır, anneleri onlar için cehennemdir. En fena cehennemi hazırlarlar kızları için. Farkında olmadan. Kızın bütün yapması gereken farkına varmasıdır. Ne istiyor, ne yapmak istiyor, hayatta nereye gelmek istiyor? Hissettiklerine, düşüncelerine uyması gerekiyor. Kız ne yapması gerektiğini yaşayarak, acı deneyimlerden geçe geçe öğrenir. Kendi doğrusunu zamanla bulur. Hata yapa yapa bulur doğrusunu. Ki aileler hata yapmamasını ister kızlarının oğullarının. “Aman bizi utandıracak bir şey yapma, rezil oluruz.” Asıl düşman kimdir, nerededir? İçerdedir. Anne ve babanın tutumları. Katılıkları! Kızı baskı altına almaları, saygı denen şeyi hiç bilmemeleri. Bazı kızlar müthiş bir ışıkla doğar. Onlar çok büyük iyilikler yapmak için yaratılmışlardır. Onlar seçilmişlerdir. Bazısının elinde zikirmatik vardır (tramvayda gördüm...

Kediler ve İnsanlar

Edebiyat alemime “Kediler ve insanlar” adında çok kısa bir öyküyle adım attım. E edebiyat dergisi’nde yayınlandı, o dergiyi kaybettim, hikayeyi bulan bana atsın lütfen. Kedilerin zihniyeti küçük şeyler üstüne kuruludur, bir lokma yiyecek, biraz su. Her zaman kedilerim oldu, araba çarptı, kayboldular, hastalanıp öldüler filan. Taklacı güvercinlerim var, gece 3, 4 gibi uyanırım, sabah ayazında balkonda elimde küçük tencereyle şehriye ya da yoğurt çorbası içerim, bayılırım çorbaya. Yağmur yağar, acayip soğuk bu aralar hava. En sevdiğim yağmurlu havalardır. Bazı geceler gecenin 3’ü gibi gezmeye çıkarım kimi yollarda. Kedileri fark etmeye başladım kümesin orada, duvardan atlayıp bahçeye giriyorlar. Kediler kümesin önüne gidiyor, mahallenin kedileri. Birini ben büyüyüm, ala bir kedi, erkek, nerde olursam olayım beni tanır ve miyavlar, çok güçlü bir bağımız var. Yanımda sürekli kedi maması taşırım ve ona veririm, bu kedi mahallenin uzak çevrelerini turlar, ara ara gelir biz...